Konkordato İflas Değildir!
13 EYLÜL 2018 PERŞEMBE

Ekonomik krizlerin baş göstermesi, piyasa şartlarının kötüye gitmesi, borçlunun ticari faaliyetlerinin bozulması gibi durumlarda borçlu şirketler günümüzde Konkordatoya başvurmaktadır. Toplum nezdinde oluşan bazı yanlış anlam ve yorumlamaları gidermek adına konkordatonun amacı vatandaşlara doğru aktarılmalıdır. Konkordato denildiğinde insanların aklına gelen ilk kelimeler “İflas” ve “Mali Batıklık”tır, fakat bu çok yanlış bir yorumdur. Konkordato adı üzerinde “İflas Erteleme” kurumu yerine getirilen ve borçlu şirketlerin maddi durumlarını toparlayıp, tasfiye aşamasına gelmesini önleyen prosedürler içermektedir. Konkordatoda amaç, borçlu şirketin kurtarılmasıdır. Bu sebeple de konkordatoya kurtarma anlaşması da denilmektedir.

İflas, Ticaret Mahkemelerince hakkında tasfiye kararı verilen müflisin, haczedilebilen tüm mal varlığının cebri icra yolu ile paraya çevrilmesi ve bunun hemen ardından paradan alacaklıların alacağına kavuşabilmesini sağlayan toplu takip uygulamasıdır. İcra Hukuku bireysel borçlularla ilgilenirken iflas şirket ve kooperatifler ile ilgilenmektedir. Borçlunun tüm mal varlığı yok olsa dahi Ticaret Mahkemeleri iflas kararı vermeden borçlu iflas etmiş sayılamaz.

Bir şirket ekonomik sıkıntıya girdiğinde ve şartlar da sağlandığı takdirde iflas kurumundan önce başvurulacak uygulamalar mevcuttur ve artık Konkordato bu uygulamaların ilk sırasında yer almaktadır.

Konkordato hukuki terim olarak bir borçlunun ticari durumunun sarsılmış olmasıyla alacaklıların, alacaklarını belli bir plana göre almaları konusunda kendi aralarında vardıkları ve mahkemece onaylanan anlaşma olarak tanımlanmaktadır. Yatırım ortamının geliştirilmesini amaçlayan Konkordato, verimli işletildiği takdirde borçlular ve alacaklılar yararına olacak bir uygulamadır.

Yukarıda da belirtildiği üzere, Konkordatodaki en büyük amaç şirketlerin tasfiye olup dağılması değil, ticari işlevini devam ettirebilmesini sağlamaktır. İcra İflas Kanun’unda Konkordatoya ilişkin açık hükümlere yer verilmesine rağmen uygulamada iflasın ertelenmesi kurumu daha çok kullanıldığı için, bu kurum geri planında kalmıştır. OHAL sürecinin başlaması ve bu süreçte iflas ertelemenin kaldırılmasıyla beraber zor durumda olup, varlığını korumak isteyen şirketlerin başvuracağı yeni ve en verimli yol olarak günümüzde kabul edilmektedir.

Konkordato hem borçluyu hem de alacaklıyı korumayı amaçlayan bir uygulama olarak tasvir edilebilir. Borçlu, borçlarını konkordato projesinde belirlendiği gibi ödemeyi taahhüt etmekte, alacaklı ise bu süreçte geri planda kalmayarak durumu resen takip edebilmektedir.

İflas Ertelemede çoğu zaman borçludan alacaklarını elde edemeyen alacaklılar Konkordato kurumundaki alacaklılar kurulunda yer alarak söz hakkı alabilmekte ve taleplerini sunabilmektedir. Alacaklılar Kurulu toplantılarında verilen kararlar mahkeme ve konkordato komiserinin kararlarını etkilemektedir.

09/06/1932 Tarihli ve 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nda yer verilen Konkordatoya ilişkin hükümler TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 7101 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Tapılması Hakkında Kanun ile değişikliğe uğramış, günümüzde daha çok uygulanması beklenen Konkordatoya yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Detayları Konkordato isimli kitabımızda görebilirsiniz.

© 2016 NEZİROĞLU HUKUK All Rights Reserved